Yine belaya bulaştık. Yine kendimizi tutamadık. Mesajı attım. Düzgün de konuştum baya. Kabullendim de olmayacağını. Bikaç gün sonra gaza gelip tripli bir mesaj atınca engeli de yedik. Kızı kendi halinde bırakamıyorum. Çok zorluyorum. Hayat şartlarımız uymuyor. Belki başka sebepler var. Ama ne kadar boktan biri olduğumu anladığım için artık onu kaybetmekten çok korkuyorum. Benim olmasa bile. Biliyorum ki artık istediği adam değilim onun. Bu da beni dengesiz yapıyor baya. Bundan çıkamıyorum. Yeni bir doğuş, küllerinden doğma lazım. Akıl başa hep geç gelir malesef. Yine dengesiz bir ruh haliyle dengesiz, saçmasapan bir yazı yazıyorum. Ama galiba yazmam gerektiği için yazıyorum. Belki de yazmayı, düşünmeyi, beni tribe sokan her şeyi bırakmam lazım. Beni boş yere depresifliğe sürüklüyor. Ama bilmiyorum. Uyumak istiyorum. Uzun zamandır bu durum başıma gelmemişti. 1 sene sonra yine denedim. İyileştim derken yine çukura düştüğümü hissettim. Belki böyle hissetmek hoşuma gidiyor. Ama çok acı çekiyorum. Eski ruh halime girmiş gibiyim. Oturduğum yerde rahatsızım falan. Koşmak, kendimden kaçmak istiyorum. Ama hiç durmadan koşmak. Sevilmemekten kaçmak. Hislerimin karşılıksız olmasından kaçmak. Bununla yüzleşmekten kaçmak. Bu çok ağır bir şeymiş. Bir türlü beklediğimi bulamadım. Ne yapayım benim de hayatım bu şekilde. Beni de seven böyle sevsin. Güvenen inanan bu şekilde güvenip inansın. Ben kendimi biliyorum. Neler yapabileceğimi. Özellikle isteyince.
Yine karı kız avına çıktım biraz unutayım. Ammaaan zaten umrumda değil. Beni sevmiyo, başka şeyler peşinde. Onun için acı mı çekeyim? Yeni hayattan, yeni insanlardan, yeni duygulardan, birilerine içimi açmaktan korkmamam gerek. Daha iyileri olacağına eminim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder