Yine belaya bulaştık. Yine kendimizi tutamadık. Mesajı attım. Düzgün de konuştum baya. Kabullendim de olmayacağını. Bikaç gün sonra gaza gelip tripli bir mesaj atınca engeli de yedik. Kızı kendi halinde bırakamıyorum. Çok zorluyorum. Hayat şartlarımız uymuyor. Belki başka sebepler var. Ama ne kadar boktan biri olduğumu anladığım için artık onu kaybetmekten çok korkuyorum. Benim olmasa bile. Biliyorum ki artık istediği adam değilim onun. Bu da beni dengesiz yapıyor baya. Bundan çıkamıyorum. Yeni bir doğuş, küllerinden doğma lazım. Akıl başa hep geç gelir malesef. Yine dengesiz bir ruh haliyle dengesiz, saçmasapan bir yazı yazıyorum. Ama galiba yazmam gerektiği için yazıyorum. Belki de yazmayı, düşünmeyi, beni tribe sokan her şeyi bırakmam lazım. Beni boş yere depresifliğe sürüklüyor. Ama bilmiyorum. Uyumak istiyorum. Uzun zamandır bu durum başıma gelmemişti. 1 sene sonra yine denedim. İyileştim derken yine çukura düştüğümü hissettim. Belki böyle hissetmek hoşuma gidiyor. Ama çok acı çekiyorum. Eski ruh halime girmiş gibiyim. Oturduğum yerde rahatsızım falan. Koşmak, kendimden kaçmak istiyorum. Ama hiç durmadan koşmak. Sevilmemekten kaçmak. Hislerimin karşılıksız olmasından kaçmak. Bununla yüzleşmekten kaçmak. Bu çok ağır bir şeymiş. Bir türlü beklediğimi bulamadım. Ne yapayım benim de hayatım bu şekilde. Beni de seven böyle sevsin. Güvenen inanan bu şekilde güvenip inansın. Ben kendimi biliyorum. Neler yapabileceğimi. Özellikle isteyince.
Yine karı kız avına çıktım biraz unutayım. Ammaaan zaten umrumda değil. Beni sevmiyo, başka şeyler peşinde. Onun için acı mı çekeyim? Yeni hayattan, yeni insanlardan, yeni duygulardan, birilerine içimi açmaktan korkmamam gerek. Daha iyileri olacağına eminim.
27 Aralık 2019 Cuma
20 Aralık 2019 Cuma
unutulmak
https://www.youtube.com/watch?v=n-m1vKuRFl8
Ne diyeceğimi bilemiyorum. Ne düşüneceğimi bilemiyorum. Benim için acı olan son gerçekleşti. Ne olursa olsun hissettiğim ve hissettiğim özel duyguların sonsuza kadar yaşayacağını düşünürdüm. Ona ne yaparsam yapayım, bana ne yaparsa yapsın biliyordum ki birbirimizi unutamayız.
Her şey bir yanlış anlaşılma. Aslında bana hissettiği duyguları, yaşadığımız şeyleri daha yeni anlıyorum. Bana güçlü gözükme çabalarını, söylediği yalanları, onların sebeplerini. Tabiki o da beni seviyordu, tabiki bana değer veriyordu. Mental olarak o kadar çökmüşüm ki, özgüvenim o kadar diplere inmiş ki bana duyulan sevgiyi, verilen değeri anlayamayacak haldeydim. O kadar robotluğa, kibre kapılmışım ki insanların duygularıyla arama set örmüşüm. Bunu farkettiğim anda onunla aramızdaki senelerdir olan diyaloğu biraz anlayabildim. Tabiki bana değer veriyordu! Tabiki bişeyler bekliyordu. Tabiki canımı acıtmak istiyordu. Çünkü karşılığını alamıyordu. Diğerleri gibi davranıyordum ona. Artık başkasıydı benim için. Onu o pozisyona sokup onun yine de bana kendimi değerli hissettirmesini bekliyordum. Neden gittiğini anlayamıyordum.
Aptalım. Benim kırgın olduğum kadar o da kırgındı. Bana gelse yine eskisi gibi olacağımı biliyordu. Tamamen onda olmadığımı, aklımın başka yerlerde olduğunu da biliyordu. Hiçbir zaman cesaretli olamadım. Hep korkak oldum. Hep!
Dün farkettim. Ayık bir şekilde, olayların farkında olmadan aptal aptal uzun mesajlar atmak yerine sadece nasıl olduğunu sordum. Düşünmeden. Kimseye sormadan. Konuşmayalı 10 ay olmuştu ve bu çok uzun bi süreydi. Elbet o da beni özlerdi. Ne olursa olsun konuşurdu benimle. Canımı acıtmak için bile olsa. Ne kadar kötü şeyler yaşarsa yaşasın bana belli etmezdi. Ben öyle biriydim çünkü. Direk götüm kalkardı. Ben öyle bi adamdım.
Cevap vermedi. Bu ilk defa oldu. Ne kadar saçmalarsam saçmalayayım, ne kadar kaçmaya çalışırsam çalışayım o bana bir şekilde karşılık verirdi. Merak ederdi.
Ne demeliyim, düşünmeliyim bilmiyorum. Böyle bişey hiç yaşamamıştım. Kafayı yiyecek pozisyona gelmiştim zamanında onun yüzünden. Ama hepsi benim hatamdı. Saçma triplerimdi. Bu çok başka. Bu gerçek acı. Çocukça bir acı değil. Gerçekten unutuldum.
Bir şekilde kabul etmiyordum. Biliyordum hala canımı acıtmak istiyordu. Hala yaptığım şeylerin cezasını çekiyordum. Neler olduğunu tam olarak anlayamadığım için ona hak veriyordum. Bişey diyemiyodum ona. Haklıydı. Yavaş yavaş anladıkça acım artıyordu. Ama artık imkansız olduğuna daha net bir şekilde inanıyordum. En sonunda da unutuldum. Hala tam olarak anlayamamış olsam da hatalarımı.
Az da olsa adam olabildim. Onun için. Başkalarını da hayal kırıklığına uğratmamak için. Kimseyi öyle üzmemek için. Planlarım vardı. Bu sene yurtdışına çıkıp fotoğraf atıcaktım. Bir dönem çok istemiştim. Anlayamamıştım. Onu da sonradan anladım. Altına da yazı yazıcaktım. Yalnız da olsam sonunda yapabildim diye. Onu da yapamadım. Özür dilerim.
Bunun beni adam edeceğini biliyordum. Yokluğunun beni adam edeceğini biliyordum. Ediyor. Ama artık yokluğu da anlamsız. O bir hayal benim için. Anılardan ibaret. Çünkü ben onun için yokum. Ne için uğraşıcam artık bilmiyorum. Adam olmanın da iyi bir insan olmanın da pek bir anlamı kalmadı benim için. Ama yine de devam edicem. Belki başkalarında bulurum onda kaybettiklerimi. Ne kadar acı bi durum olsa da.
Korktum. Cesaret edemedim. Belki de sevgim yetmedi. Üzgünüm. Artık çok geç. Böyle olmasını istemezdim. Hayat böyle bişey galiba. Beni unutma demek isterdim. Ama unut. Sen bende yaşayacaksın.
Ne diyeceğimi bilemiyorum. Ne düşüneceğimi bilemiyorum. Benim için acı olan son gerçekleşti. Ne olursa olsun hissettiğim ve hissettiğim özel duyguların sonsuza kadar yaşayacağını düşünürdüm. Ona ne yaparsam yapayım, bana ne yaparsa yapsın biliyordum ki birbirimizi unutamayız.
Her şey bir yanlış anlaşılma. Aslında bana hissettiği duyguları, yaşadığımız şeyleri daha yeni anlıyorum. Bana güçlü gözükme çabalarını, söylediği yalanları, onların sebeplerini. Tabiki o da beni seviyordu, tabiki bana değer veriyordu. Mental olarak o kadar çökmüşüm ki, özgüvenim o kadar diplere inmiş ki bana duyulan sevgiyi, verilen değeri anlayamayacak haldeydim. O kadar robotluğa, kibre kapılmışım ki insanların duygularıyla arama set örmüşüm. Bunu farkettiğim anda onunla aramızdaki senelerdir olan diyaloğu biraz anlayabildim. Tabiki bana değer veriyordu! Tabiki bişeyler bekliyordu. Tabiki canımı acıtmak istiyordu. Çünkü karşılığını alamıyordu. Diğerleri gibi davranıyordum ona. Artık başkasıydı benim için. Onu o pozisyona sokup onun yine de bana kendimi değerli hissettirmesini bekliyordum. Neden gittiğini anlayamıyordum.
Aptalım. Benim kırgın olduğum kadar o da kırgındı. Bana gelse yine eskisi gibi olacağımı biliyordu. Tamamen onda olmadığımı, aklımın başka yerlerde olduğunu da biliyordu. Hiçbir zaman cesaretli olamadım. Hep korkak oldum. Hep!
Dün farkettim. Ayık bir şekilde, olayların farkında olmadan aptal aptal uzun mesajlar atmak yerine sadece nasıl olduğunu sordum. Düşünmeden. Kimseye sormadan. Konuşmayalı 10 ay olmuştu ve bu çok uzun bi süreydi. Elbet o da beni özlerdi. Ne olursa olsun konuşurdu benimle. Canımı acıtmak için bile olsa. Ne kadar kötü şeyler yaşarsa yaşasın bana belli etmezdi. Ben öyle biriydim çünkü. Direk götüm kalkardı. Ben öyle bi adamdım.
Cevap vermedi. Bu ilk defa oldu. Ne kadar saçmalarsam saçmalayayım, ne kadar kaçmaya çalışırsam çalışayım o bana bir şekilde karşılık verirdi. Merak ederdi.
Ne demeliyim, düşünmeliyim bilmiyorum. Böyle bişey hiç yaşamamıştım. Kafayı yiyecek pozisyona gelmiştim zamanında onun yüzünden. Ama hepsi benim hatamdı. Saçma triplerimdi. Bu çok başka. Bu gerçek acı. Çocukça bir acı değil. Gerçekten unutuldum.
Bir şekilde kabul etmiyordum. Biliyordum hala canımı acıtmak istiyordu. Hala yaptığım şeylerin cezasını çekiyordum. Neler olduğunu tam olarak anlayamadığım için ona hak veriyordum. Bişey diyemiyodum ona. Haklıydı. Yavaş yavaş anladıkça acım artıyordu. Ama artık imkansız olduğuna daha net bir şekilde inanıyordum. En sonunda da unutuldum. Hala tam olarak anlayamamış olsam da hatalarımı.
Az da olsa adam olabildim. Onun için. Başkalarını da hayal kırıklığına uğratmamak için. Kimseyi öyle üzmemek için. Planlarım vardı. Bu sene yurtdışına çıkıp fotoğraf atıcaktım. Bir dönem çok istemiştim. Anlayamamıştım. Onu da sonradan anladım. Altına da yazı yazıcaktım. Yalnız da olsam sonunda yapabildim diye. Onu da yapamadım. Özür dilerim.
Bunun beni adam edeceğini biliyordum. Yokluğunun beni adam edeceğini biliyordum. Ediyor. Ama artık yokluğu da anlamsız. O bir hayal benim için. Anılardan ibaret. Çünkü ben onun için yokum. Ne için uğraşıcam artık bilmiyorum. Adam olmanın da iyi bir insan olmanın da pek bir anlamı kalmadı benim için. Ama yine de devam edicem. Belki başkalarında bulurum onda kaybettiklerimi. Ne kadar acı bi durum olsa da.
Korktum. Cesaret edemedim. Belki de sevgim yetmedi. Üzgünüm. Artık çok geç. Böyle olmasını istemezdim. Hayat böyle bişey galiba. Beni unutma demek isterdim. Ama unut. Sen bende yaşayacaksın.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)